yeni bitkili akvaryumda sıvı gübre ve ışıklandırma

Konusu 'Gübreleme' forumundadır ve ŞERİF tarafından 10/10/19 başlatılmıştır.

  1. hedayse

    hedayse Uzman Akvarist Yönetim Ekibi

    Katılım:
    30/08/13
    Mesajlar:
    7.906
    Beğenilen Mesajları:
    1.987
    Ödül Puanları:
    113
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    İşçi
    Bulunduğu Yer:
    Konya Beyşehir
    Öncelikle yosunun sebebini bulmak gerek, son dönemde gübreleme nasıl yaptınız?
     


  2. ŞERİF

    ŞERİF Akvarist

    Katılım:
    21/01/19
    Mesajlar:
    111
    Beğenilen Mesajları:
    18
    Ödül Puanları:
    18
    Cinsiyet:
    Bay
    Akvaryumu kuralı yaklaşık iki ay oldu zaten hatta sizle konuşmuştuk. Her hafta yaklaşık %20 su değişiminden sonra 2,5 ml reeflowers inclusive ve 1ml reeflowers potasyum sıvı gübresi ekledim. Bu hafta bu diatom olayını görünce sadece 1ml potasyum ekledim.
     


  3. hedayse

    hedayse Uzman Akvarist Yönetim Ekibi

    Katılım:
    30/08/13
    Mesajlar:
    7.906
    Beğenilen Mesajları:
    1.987
    Ödül Puanları:
    113
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    İşçi
    Bulunduğu Yer:
    Konya Beyşehir
    Fosfat nitrat dengesinin bozulmasından dolayı yosun oluşuyor.

    Yüklü oranda bir su değiştirip sonra da haftalık %50 su değişimi ile ilerleyin.

    Test etme imkanı olmadığı için bu şekilde yapabilirsiniz.

    Muhtemelen nitrat tükenmiştir. Hızlı tür bitkiler nitratı çok çekiyor.
     


  4. Bitkici

    Bitkici Super Moderator Yönetim Ekibi

    Katılım:
    25/10/13
    Mesajlar:
    4.978
    Beğenilen Mesajları:
    1.553
    Ödül Puanları:
    113
    Cinsiyet:
    Bay
    Bulunduğu Yer:
    Aydın/Nazilli
    Foto çok net olmamakla birlikte staghorn yosununa benzettim. Eğer dallı budaklı bir yosun ise staghorn yosunudur. Bu daha çok amonyak artışında görülen bir yosun çeşididir. Tabanı rahatsız etme, eriyen çürüyen bitkiler, aşırı yemleme, düzensiz filtrasyon gibi sebepleri olabilir. Bir şekilde sorunun kaynağını tespit edip azot döngüsünü düzeltmeniz gerekiyor.

    Yalnız gübresiz ilerlemek zor mutlaka diğer gübrelerden de vermelisiniz.
     


  5. ışıkizi

    ışıkizi Başarılı Akvarist

    Katılım:
    30/10/19
    Mesajlar:
    257
    Beğenilen Mesajları:
    249
    Ödül Puanları:
    43
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Elektronik
    Bulunduğu Yer:
    Lüleburgaz
    Küçük bir akvaryumda birkaç saç yosunu var diye bu kadar detaya girmeye gerek yok. Yeni başlayan bir hobici arkadışımız sırf bundan dolayı hobiden soğuyacak.
    Neyse bu yosun herkes de olabiliyor. Bende de oldu zamanında. Bu yosun beyaz rengi oluşturan ağırlıklı mavi ve yeşil renklere bayılıyor. Hemde bir gösterge niteliğinde . Su hakkında bilgi veriyor ve bitkilerin ölmeye yüz tuttuğunu gösteriyor. Yosuna odaklanmayın kolayca eski bir diş fırçası ile temizleniyor. Bence ilk yapılması gereken şey temiz su bulmak. Ardından kırmızı ışığı biraz daha yükseltip beyazı azaltmak.. Hobiciler ışıl ışıl akvaryum görmek için bu beyaz ışığı fazla kullanıyor. Oysa ki bitkilerin en çok kullandığı ışık kırmızı ve mavidir. Verdiğimiz ışık hafif tatlı bir mor renge bürünmeli. Bu ışık lümen gücü olarak zayıf olduğu için daha güçlü lümen gerekmekte. Bu ışık olduğunda sadece yeşil spot yosununu arttırır onuda artık kabullencez . Bunları detaylı anlattım çünkü bitkiye boşu boşuna gübre verip durmanız yarar yerine zarar veriyor. Işık ve karbondioksit yoksa gübrelere yüklenmemek lazım. Sonuçları hep hüsran oluyor çünkü . Sudan gelen yeterli. Karbondioksit bende evde limontuzu ve karbonat ile sağlanıyor işyerimdeki akvaryumda tüp var. İkisinin arasında bir fark yok . Yani tüp var diye kuş çıkmıyor. Karbonatla sitrik asit bir yapmada 15 gün gidiyor. Hobi için boş vaktiniz varsa yapın derim. Para tutan bişi değil çünkü bu yöntem. Uğraşıp yapmak lazım işte sadece.
    Bende yeni tasarım yaptım karides ,lepistes ,cüce vatoz besliyorum bitkili akvaryumda. Bir resim yükleyeyim.
    IMG_20191211_123026.jpg
     
    atamer ve Erdo bunu beğendi.


  6. hedayse

    hedayse Uzman Akvarist Yönetim Ekibi

    Katılım:
    30/08/13
    Mesajlar:
    7.906
    Beğenilen Mesajları:
    1.987
    Ödül Puanları:
    113
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    İşçi
    Bulunduğu Yer:
    Konya Beyşehir
    Sanki saç yosunu değil gibi Fatih Bey, çatallanmaları ben de net olmasa da fark ettim.

    Dediğinizi ben de kastetmiştim, asıl kaynağını tespit etmekten kastım da su veya sudaki besin dengesizliği çözmek idi.

    Sp japanların arasında moss parçaları gelişmiş sanırım, benim de akvaryumumda bu sıkıntı oluyor. Soldaki bitkiler sanırım sessiflora değil mi? Çok güzel hacim yapmışlar.

    Siz reverse osmos su kullanımınızda suya gh için herhangi bir ilave katkı giriyor musunuz?
     


  7. ışıkizi

    ışıkizi Başarılı Akvarist

    Katılım:
    30/10/19
    Mesajlar:
    257
    Beğenilen Mesajları:
    249
    Ödül Puanları:
    43
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Elektronik
    Bulunduğu Yer:
    Lüleburgaz
    Yeni bitkili akvaryuma başlayan kişiler için gübreleme çok karışık konular. Yosun oluşumu su ölçümü filan. Ben bazen şunu düşünüyorum. 10 tl lik bitkiye kaç tl lik masraf yapabilirim ve bu masraf ne kadar sürdürülebilir olur? Ayrıca hepimiz aynı yoldan geçtik doğru öncelik nedir? Bunları forumlardan okuduğumuzda ilk acemilik tabi herşey karmakarışık oluyor. Bin çeşit bilgi var ve çoğu luzumsuz yada daha zamanı değil.
    Nitekim bana bitkili akvaryumda kimse ozmos kullan demedi. Uğraştım olmadı uğraştım olmadı aylar geçti olmayınca deneme yapmak için satın aldım baktım ki bizim çeşme suyunda bitki yaşamıyormuş oysa.

    Bir süre sonra her şey yolunda giderken tüm bitkiler yavaş yavaş öldü. O dönem alt tabanda sluflor torf kullanmıştım bitkiler çoşmuştu. Sonra torfun içindeki katkı bitince bitkiler de eridi gitti. O zaman anladım ki asıl yok olan demir di. Sadece demir ekleyerek bitkileri tekrar canlandırdım. Co2 falan bahsetmiyorum bile ilk zamanlardan beri co2 kullanırım. Bir hatam da ilk zamanlar beyaz led kullanmam olmuştu. Akvaryumda her bitki sakal yosunu oldu. Sadece 50 watt fulspectrum cob led çipi bir haftada hepsini yaktı balıklarda bunları yedi. O zaman rengi yeşil olmayan yosunların kırmızdan hoşlanmadığını anladım. Zaten bitkiler kabarcık çıkarmaya başladımı anla ki yosunlar azalacak.

    Ben sp japanları moss tellerinin üzerine ektim zaten. Ondan böyle alttan moss çıkıyor. Daha bi su altı görüntüsü oluşuyor bana kalırsa. Karışıklık doğallık getiriyor. Benim fikrim elbette zevk meselesi .

    Her bitkiyi yazayım . Bende unutuyorum aklımda kalmaz yazıda kalır.
    Sol arkada Limnophila sessiflora
    Sağ arkada Ludvigia repens ve glandolusa
    orta kırmızı Reineckii mini
    Orta kırmızı Aponogeton crispus red
    Orta kırmızı Myriophyllyum tuberculatum
    Sağ ve sol taban yeşil : Sp japan , cristmas moss
    Orta ve ağaç yosunu Lomariopsis Lineta (fern)
    Orta yeşil Microsorum pteropus mini (fern)
    Orta Yeşil Hygrophila Polysperma


    Bu iyi oldu burdan bakarım artık ne bitkim var. Hep unutuyordum adlarını.

    Lineata ları 3 ayda spordan emers üretmiştim. Şimdi baya ürediler. İşin aslı büyütmeye çalıştığım bitki java fern di . Ama pakete yanlış spor koymuşlar. Amacım eğrelti otlarının üremesi ve gametofit hallerini incelemekti. Sonuçta gametofit yapısına kadar geldim ama bu bitki daha ileri geçmiyor işte. Sonrada bi bu kadar daha beklemeye gözüm almadı yeniden başlamadım.
    Umarım verdiğim bilgiler faydalı olmuştur. Saygılar.
     
    Son düzenleme: 11/12/19
    Erdo, hedayse ve ŞERİF bunu beğendi.


  8. hedayse

    hedayse Uzman Akvarist Yönetim Ekibi

    Katılım:
    30/08/13
    Mesajlar:
    7.906
    Beğenilen Mesajları:
    1.987
    Ödül Puanları:
    113
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    İşçi
    Bulunduğu Yer:
    Konya Beyşehir
    Ben de ilk hobi yıllarımda bitki bakarken 1 tane grolüks t8 30w floresanla, tabanda torf kil kömür tozu katmanları varken aradan 6 7 ay geçince birde baktım ki sakal yosunları olmaya başladı. Fikir aldığım bana çok katkısı olan İlker abimize sorunca pek gübre işine girme sık sık su değişimi yap demişti. Aradan 2 hafta geçti artık su değişim makinası gibi hissetmeye başlamıştım. Her neyse, dedim abi gitmiyor bunlar ne yapacağız. Getir suyundan bi test yapalım dedi, baktık bi nitrat ne durumda ki sıfır idi nitrat. Sonra bana nitrat gübresi vermişti, nitratı verip haftalık su değişimi yapınca yosunlar düzelmeye başlamıştı. O zamanlar gübre vs de bilmiyordum ve co2 yoktu.
     
    Son düzenleme: 11/12/19


  9. ışıkizi

    ışıkizi Başarılı Akvarist

    Katılım:
    30/10/19
    Mesajlar:
    257
    Beğenilen Mesajları:
    249
    Ödül Puanları:
    43
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Elektronik
    Bulunduğu Yer:
    Lüleburgaz
    Sürekli su değiştirmeden de olurmuş o zaman :)
     


  10. hedayse

    hedayse Uzman Akvarist Yönetim Ekibi

    Katılım:
    30/08/13
    Mesajlar:
    7.906
    Beğenilen Mesajları:
    1.987
    Ödül Puanları:
    113
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    İşçi
    Bulunduğu Yer:
    Konya Beyşehir

    Test olmadan su değiştirmeyle de olmuyormuş dimi. Test yapmasaydık su değiştirmeye devam idi o zaman :)

    Nitrat versem de haftalık su değişimi yapmıştım.
     
    Son düzenleme: 11/12/19


  11. hedayse

    hedayse Uzman Akvarist Yönetim Ekibi

    Katılım:
    30/08/13
    Mesajlar:
    7.906
    Beğenilen Mesajları:
    1.987
    Ödül Puanları:
    113
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    İşçi
    Bulunduğu Yer:
    Konya Beyşehir
    Sanırım arada gözünüzden kaçtı :)
     


  12. ışıkizi

    ışıkizi Başarılı Akvarist

    Katılım:
    30/10/19
    Mesajlar:
    257
    Beğenilen Mesajları:
    249
    Ödül Puanları:
    43
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Elektronik
    Bulunduğu Yer:
    Lüleburgaz
    Genelde ofiste yazma imkanı buluyorum müşteri geliyor filan yazacaklarımı unutabiliyorum . Bişey oluyo aklımda olan şey uçup gidiyo. Yaşlılık işte bir kaç sene sonra 50 diyeceğim. İnsan korkuyor rakama bak.
    Genel sertlik ile ilgili en büyük sıkıntıyı Ludvigia (gül) veriyor. Yaprak uçları buruşmaya başlıyor ve büyüme duruyor. O zaman biraz çeşme suyu veriyorum. birkaç güne rahatlama oluşuyor. Ama o kısım küçük kalıyor . Defalarca denedim hep aynı yol işe yaradı. Su kireçli demek ki. Zaten çay suyu filan yaparken hep dibi kapkalın tortu oluşturuyordu. Neyse ki ozmozta böyle bi sıkıntım da kalmadı. Yani sıkıntı olmadıkça bişey eklemiyorum.

    Geniş aralıklarla da olsa maden suyu eklediğim oluyor. Maden sularının içeriğine bakacak olursanız genel sertlik ile ilgili bahsedilen her mineralleri bulacaksınız. ayrıca co2 barındırması da cabası.

    VE evet kalsiyum ihtiyacı var birde. Helenalar için olsun yine bitkiler için olsun kalsiyum sandoz eklediğim oluyor. Ama içeriği kuşkulu. Ama ne var ki ozmos suyu helenaların kabuğunun erimesine yada yeni kabuk oluşturamamasına sebep oluyor. Miktar bir aspirin den küçük olacak şekilde .

    Ayrıyetten başka ürün kullanmadım.Saygılar
    Unuttum ekleme : Birde Mürekkep balığı kemiği kullanabilirim. Kalsiyum ve karides kabuğu için.
     
    Yönetici tarafından son düzenleme: 12/12/19


  13. hedayse

    hedayse Uzman Akvarist Yönetim Ekibi

    Katılım:
    30/08/13
    Mesajlar:
    7.906
    Beğenilen Mesajları:
    1.987
    Ödül Puanları:
    113
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    İşçi
    Bulunduğu Yer:
    Konya Beyşehir
    ışıkizi bunu beğendi.


  14. ŞERİF

    ŞERİF Akvarist

    Katılım:
    21/01/19
    Mesajlar:
    111
    Beğenilen Mesajları:
    18
    Ödül Puanları:
    18
    Cinsiyet:
    Bay
    Maden suyunu ne kadar sıklıkta ekliyorsunuz? Bir de kapağı açıp beklettikten sonramı ekliyorsunuz?
     


  15. ışıkizi

    ışıkizi Başarılı Akvarist

    Katılım:
    30/10/19
    Mesajlar:
    257
    Beğenilen Mesajları:
    249
    Ödül Puanları:
    43
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Elektronik
    Bulunduğu Yer:
    Lüleburgaz
    Büyük su değişimlerinden sonra ekliyorum. Bazen kendim içerken de ekliyorum. Kapağını açıp beklemiyorum. İçinde suda çözünmüş halde co2 var. Direk veriyorum. 80 litrelik akvaryuma yarısını ekliyorum yarısını içiyorum. 350 olana hepsini döküyorum. Döktükten sonra bitkilerde bariz değişim görüyorum. Ama şunu belirteyim yüksek ışık ve gübreleme varsa bunlar anlamlı olabilir. Diğer türlü macera aramaktan başka birşey değil. Kınık kulanıyorum. Kendimde kınık seviyorum .Her yerde yok ama sanırım. Soda olmaması önemli soda başka birşey. Bi yararı yok. Mineralli dolağ kaynak suyu olmalı.
     
    atamer bunu beğendi.


  16. hedayse

    hedayse Uzman Akvarist Yönetim Ekibi

    Katılım:
    30/08/13
    Mesajlar:
    7.906
    Beğenilen Mesajları:
    1.987
    Ödül Puanları:
    113
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    İşçi
    Bulunduğu Yer:
    Konya Beyşehir
    Ben de kınık seviyorum diğerlerine göre ayrı bir tadı var, sonrasında kızılay da fena sayılmaz.

    Fatih bey anlaşılan magnezyum ile ilgili bitkiler gereksinimini belli ediyorlar. Yazdığım karışıma baktınız mı ?
     
    atamer bunu beğendi.


  17. ışıkizi

    ışıkizi Başarılı Akvarist

    Katılım:
    30/10/19
    Mesajlar:
    257
    Beğenilen Mesajları:
    249
    Ödül Puanları:
    43
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Elektronik
    Bulunduğu Yer:
    Lüleburgaz
    Evet baktım . Uygulama doğru. Zaten iki mineral de suda olması gereken yararlı minerallerden.Bunlar ile Birşeyler sipariş ederken yanına eklemeyi düşünüyorum. Yada belki kimya fabrikasına gittiğimde isterim. Bu şekilde suda toplam sertlik miktarını yükseltmek hem daha pratik hemde maden suyunu içeriz ya.
     
    atamer ve hedayse bunu beğendi.


  18. ışıkizi

    ışıkizi Başarılı Akvarist

    Katılım:
    30/10/19
    Mesajlar:
    257
    Beğenilen Mesajları:
    249
    Ödül Puanları:
    43
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Elektronik
    Bulunduğu Yer:
    Lüleburgaz
    Bitkiler çok ilginç . Tüm canlılığın kaynağı ve tam bir laboratuvar gibi işliyor. Günümüzde bitkiler ile ilgili birçok husus anlaşılmış aydınlatılmış durumda. Bunlarla bilinçli olarak ilgilenen kişi her sonucun sebebini bulabiliyor. İş bilgi ve gözlem de bitiyor. Ben yavaş yavaş ta olsa anlamaya başladığımı düşünüyorum. Yalnız mesele sonuçların geç ortaya çıkması. Ben sorunu gözlemlediğimde sorun bir hafta önce baş göstermiş oluyor demektir. Bu durumda çözüm sorun ortaya çıkmadan sağlanmalı. Buda çok deneyim ve pratik kazandıktan sonra başarılabiliyor. Çiftçilerin gübreleme teknikleri gibi düşünmeli yani biraz. Yani bi süre sonra iş belli periyot da belli işlerin yapılması haline dönüyor. Bu dikkat edilmesi gereken bir husus.

    Biz yalnız bu konuda batı ülkelerinden geriyiz. Adamlar bu gün ilaçsız doğal yollarla ürün üretimine geçerken bizim ürünlerden millet zehirleniyor. Geçende ıspanak olayı gibi. Çiftçilerimiz hala uğur böceğinin ne işe yaradığını bilmeden ürün üretiyor.

    Örneğin görüyorsunuz işte suyu test etmeden başarı elde etmek ne kadar zor. Kör gibisin. Bizde toprağı analiz ettiren çiftçi yok. Hatta malesef çiftçiler gübrelerin ne olduğunu bilmiyor. Onlara verileni tarlaya atıyorlar.

    Seracılar bu konuda daha bilinçli ama fazla bilinç göz çıkartıyor bizde. Olmadık işler yapıyorlar. Bu sefer domatesler Rusyadan geri tepiyor biz yiyoruz.

    Ben imkanım kadar zamanım olduğunca bitkiler ile ilgilenmeyi seviyorum. Hem hobi hem rahatlatıcı bir eylem. Akvaryum birinci elbette.
     
    hedayse, Bitkici ve atamer bunu beğendi.


  19. hedayse

    hedayse Uzman Akvarist Yönetim Ekibi

    Katılım:
    30/08/13
    Mesajlar:
    7.906
    Beğenilen Mesajları:
    1.987
    Ödül Puanları:
    113
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    İşçi
    Bulunduğu Yer:
    Konya Beyşehir
    Ülkemizde Şeker fabrikalarından çıkan pancar şiresi diye bilinen Melas ve melasın maya/alkol üretimi sonrası kalanı olan şilempenin tarım için ne kadar güzel bir sıvı gübre kaynağı olduğunu bir çok kişi bilmiyor. Varsa yoksa sentetik gübrelere para harcatılıyor ve gereksiz borçlanmalar oluyor.

    Trakya bölgesinde bir çok çiftçi tarlasını analiz ettirir ve ona göre gübre kullanımı yaparlar ben buna şahit oldum lakin başka bir bölgede de denk gelemedim bu duruma.
     


Sayfayı Paylaş